Konuşursam Gözyaşlarım Beni Boğacak..... |||||||||||||||||||||||||||



GİTTİN!!!!.....
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım...

GİTTİN!!!!
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım......

GİTTİN!!!!
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım...

GİTTİN!!!!!
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten? ...
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım. .....

GİTTİN!!!
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım..Kalkamadım...


GİTTİN!!!
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım...


GİTTİN!!!
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyorduki.
Duyamadım...


GİTTİN!!!
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
iki metre ötemde de farketmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
Bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...


GİTTİN!!!!
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup
Hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...


GİTTİN!!!
Bir okyanusun ortasında
Tek küreği kaybolmuş sandalda..
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...

KONUŞAMIYORUM - Blogcu

11/10/2007 - Küçük Şeyleri Küçümsemeyin

Küçük Şeyleri Küçümsemeyin

Çok mutluyum!Çünkü kar yağıyor.Karın yağması beni bir çocuk gibi sevindirdi.hemen pencereye koştum ve her tanesi birbirinden farklı olan ve asla bir birine çarpmadan yeryüzüne düşen o şahanelere baktım,düşündüm Allah çok dengeli yaratmış her şeyi…Şu minicik kar tanelerinde bile bir özen,kusursuzluk ve incelik var,bu mucize değil de ne?…Şu an nilüfer'in kar ile ilgili -Her yerde kar var- şarkısını dinleyerek yazıyorum yazımı ve ara ara dönüp bakıyorum yağan kara da gerçekten insanda hoş duygular oluşturan,yüzünü gülümseten bir manzara bu.Hatta hemen aynı şehirde yaşadığımız çok değerli bir arkadaşıma sanki karın yağışını o görmemiş gibi-Hey!Kar yağıyor,pencereden dışarı bak .-dedim…Ben de bir alemim işte…Her kez duysun istedim bu haberi,çok mühim bir şeymiş gibi…

Keşke hep yağsa kar diyor insan ve çıksam karda dolaşsam biraz….biraz daha çoğalsa kar ve kardan adam yapsam ,kızıma söylediğim –Kardan adam yapalım,burnuna havuç takalım,üşüyor bu havada boynuna atkı takalım-adlı şarkıyı gerçekleştirsem,pratiğe döksem şarkıyı…Ah ne güzel olur,hem de ne güze!Karın yağması küçük bir olay belki ama insan böyle küçük şeylerle mutlu olabilmeli…Bu da sanırım kişiye bağlı…Belki de bu atmosfer, yani etrafı kaplayan beyaz örtü,aksi olan,mutlu olmayı başaramayan insanların keyfini kaçırdı ha ne dersiniz ve şöyle dediler belki de o kişiler-Tüh bu lanet olası kar da neyin nesi,neden yağdı ki şimdi?Hava amma da kararsız ,bir bakıyorsun güneş çıkmış el sallıyor,bir bakmışsın sert bir fırtına tokat gibi çarpıyor ,üstüne üstlük bir de kar… Ama yoooooooo sakın,sakın kara laf söylemeyin.Buna izin vermem.Karın ne suçu var ki,onlar saf,temiz,katıksız,sizi mutlu etmekti amacı…Bel ki gülümsersiniz diye…Hadi siz de gülümseyin…Moraliniz düzelsin…Evet küçük şeylerdir büyük şeyleri yapan,küçük şeyleri küçümsemeyin…Mutlu olmayı bilin …yeter….

Kim Ne Demiş? (1) :: Sende Bişey De! :: Bağlan

23/2/2007 - Sevmeyi Sen Bilir Misin?

Sevmeyi Sen Bilir Misin?

Sen her gece dua etmeyi bilir misin?
Her gece ölüme sessiz sedasız gitmeyi bilir misin?
Sen her gece acı çekmeyi bilir misin?
Peki sen neyi bilirsin?

Senin bildiğin terketmek
Senin bildiğin acı çektirmek
Senin bildiğin üzmek
Senin bildiğin öldürmek

Benim bildiğim ise
Sevmek, özlemek
Acı çekmek
Beklemek ve sensiz olamamak

En çok bildiğim ise
Sensizken bile seninle yaşamak
Seninle nefes almak
Peki ya soruyorum sen sevmeyi bilir misin?

Kim Ne Demiş? (0) :: Sende Bişey De! :: Bağlan

23/2/2007 - Sislerini Kaldır Aradıgın orda

Sislerini Kaldır Aradıgın orda

Arayışlar ,arayışlar...Bitmek bilmek arayışlarımız..

Ve biz arıyoruz..

Bazen ne aradıgımızı bilmeden ,bazen de aradıgımıza hiç ulaşamadan.
Bazen yaşama sebebimiz aradıklarımız ,bazense yaşamla aramızdaki ince çizgi...
Umutlarımız tükendikçe aradıklarımıza dair o çizgi inceliyor ,ve inceldikçe uçurumlarımız derinleşiyor hayatla aramızda.

Bazen buluyoruz aradıklarımızı, korkularımız alıp götürüyor elimizden.Bazense sırf korktugumuz için göremiyoruz sahip oldugumuzda onlara.Bazen hiç ulaşılamayacak düşlerin peşinde kalıyor arananlar.
Bazense sadece düşlerimiz sonsuzlaştıgı için ulaşılmaz oluyorlar,ulaştıgımızda bile.

Ulaştıkça hep daha fazlası oluyor aradıgımız ve kazandıgımızı kaybetmek ugruna yeni arayışlar başlıyor ruhumuzda.

Sonu gelmiyor,vardıkça arama hırslarımız kamçılanıyor.

Ve biz yine arıyoruz...

Aradıkça umutsuzlaşıyoruz.Umutsuzlaştıkça hırslanıyoruz ve hırslandıkça yitiyoruz.Yitişlerimiz gözlerimizdeki perdeler oluyor.Ve aradıklarımız hep gözlerimize düşen sis bulutlarının ardına gizleniyor.Bulutlar çekiyorlar hırslarımızı ve biz tükenmek bilmeyen arayışlara yolalıyoruz tekrar tekrar.Tekrarlarımız arttıkça sonsuza gidiyoruz…adına "sonsuz" dediğimiz kimliklerde yolalmaya...

Kimimiz hayallerinin aşkı ugruna çıkıyor yollara.
Kimimiz daha zengin rüyalar için...Kimimiz mutluluga ulaşmak adına..Kimimizse belki adını bile koyamadıgı sebepsiz sebepleriyle dökülüyor yollara.

Ve aradıkça aslında sonu gelmeyen yeni yolculuklar başlıyor.Her yeni yolculuksa yitirilenlerin sönümlenmesi oluyor.Ve silik kalıyor geride bırakılanlar,terk edilenler.

Peki ne arıyoruz ötelerde?
ya da neden hep ötelerde kalıyor arananlar?

Belki yanıbaşımızda aradıgımız aşk.Ve belki sırf ötelere uzanan bakışlarımızla onu kaybetmek üzereyiz.

Belki zengin rüyaların fırsatları önümüzde açık duran kapıda gizli.Ve belki başka yerlerde aradıgımız için kayıplardayız şuan.

Mutluluk sandıgımız şey o kadar uzak ve sisli bulutların ardında değil oysa.Yudumladıgımız çayın sıcaklıgı kadar yanıbaşımızda.

Görmenizi engelleyen tüm sisleri atın bugün.Ve aradıgınız her neyse ötelere değil yanıbaşınıza bakın.onlar yanınızdan uzaklaşıp ötelere gitmeden...

Kim Ne Demiş? (0) :: Sende Bişey De! :: Bağlan

23/2/2007 - Zor İnsanlarla Başa Çıkın

Zor İnsanlarla Başa Çıkın

Çalışma arkadaşlarınızın bazıları kaprisli,kompleksli ve hırslı mı?Bunu değiştirmek elinizde.
İletişim kurmakta güçlük çeken insanları uzmanlar, “Zor insan” olarak adlandırıyor.Zor insanlar, toplumdan topluma ,kişiden kişiye göre farklı olarak tanımlansa da temelde benzer davranışlar gösteriyorlar.Tüm zor insanların inatçı,hırslı ve kaprisli oldukları görülüyor.Ancak unutmayın ki,insanları değil ama davranışları değiştirmek sizin elinizde.
Pek çok kişi çevresindeki zor insanlardan şikayet eder.Evde,işte,okulda kısacası her ortamda zor insan bulunur.Oysa aslında_zor insan-diye bir şey yok.Zorlayıcı davranışlar var.Ve maalesef bazı insanlar sürekli bu şekilde bir davranış içinde bulunuyorlar.
“Coping with difficult people-Zor İnsanlarla Başa Çıkmak” kitabının yazarı Robert M.Bramson,bazı insanların neden farklı tavırlar sergilediklerini şöyle açıklıyor: -Bazı insanlar karşılarındakinin performansını ve onların şevkini kırmak için bilerek zor tavırlar sergilerler.-”
Her zor insan birbiriyle aynı davranışları sergilemez.Bazı zor insanlar sürekli konuşup hiç dinlemezken,diğerleri de hep son sözü söylemeyi tercih eder.Kimisi sizi sürekli eleştirir.Bazısı sessiz,bazısı da agresif olabilir.Uzmanlar zor insanların davranışlarını şu şekilde belirtiyor:
*Eğitimi ve bilgisi yetersiz olmasına rağmen kendisini çok iyi sananlar.
*Bilgisi ve deneyimi yetersiz olmasına rağmen kendisini iyi sananlar.
*Öncelikleri belirlemede beceri sahibi olamayanlar.
*Hatasını olgunlukla kabul edemeyen,sürekli açıklama yapıp kendisini temize çıkarmak isteyenler.
*Yavaş düşünen ve hareket edenler.
*İşleri karıştıranlar.
*Hiç konuşmayanlar,bilgiyi zorla ağzından aldığınız kişiler.
*Yanlış anlamakta ısrar eden…
*Karşısındakinin söylediklerine önem vermeyen.
*Konum farklılıkları nedeniyle görüşürken o farklılığı hissettiren kişiler.
*Karşılarındakilere saygı göstermeyen.
*Sürekli kendi yaptığı şeyin önemli olduğunu düşünen;
*Sürekli olaylar ve etrafındakiler üzerinde kontrol oluşturmaya çalışanlar
*Empati kuramayanlar
*Her zaman -ben haklıyım- diyenler…
Peki zor insanlara yaklaşım nasıl olmalıdır? Diye bir soru aklınıza gelebilir…Az önce sayılanların dışında daha bir çok –zor insan- özelliği vardır.Ancak ben yukarıda bahsettiğim birkaç özelliğe, uzmanların bilgilerinden yaralanarak başa çıkma yöntemleri sunacağım.
*Agresif insanlar:Saldırgan davranışlar içinde bulunan bu kişiye sakin bir şekilde kendinizi ifade edin ve size yönelik saldırgan tavırlara kendinizden emin bir şekilde karşılık verin.
*Her şeyi bilen zor kişiler: Bu kişilerle mücadele ederken iyi hazırlanmak gerekir.Asla meydan okumayın.Aksine yeteneklerini övün.Ama gerektiğinde hatalarını ortaya çıkaracak sorular sormaktan çekinmeyin.
*Şikayetçi zor insanlar: Karşılarındakine güvenmezler.Kendilerine olan güvenleri de çok değildir.Eksik olan özgüvenlerini saklamak için memnuniyetsiz,her şeyden ve herkesten şikayet eden bir tavır içine girerler.Bu insanlara -Başkalarının göremediklerini görüyorsun- şeklinde onların güvenlerini arttıracak cümlelerle yaklaşın.Dinleyin ama asla tartışmaya girmeyin.ona karşı savunmacı davranmayın.
Evet işte böyle.Yazıyı okudunuz.Ben de yazıyı yazarken okumuş oldum kelime kelime…Peki o halde önce kendime sorayım :Bu yazılanlara göre ben zor bir insan mıyım?Cevabım bana kalsın ve sizde yazdıklarımı okuduktan sonra kendinize sorun –Zor bir insan mıyım?Değil miyim? Deyin ve öz eleştirinizi yapın…Yazının başına da belirtildiği gibi -İnsan değiştirilemez belki ama yanlış davranışlar değiştirilebilir- yeter ki bunun farkında olalım,düzeltmek için kendimizi çaba harcayalım…Yoksa zor insan olur adımız…Adınız

Kim Ne Demiş? (1) :: Sende Bişey De! :: Bağlan

<- :: Sonraki Sayfa ->

Gitmek zamanının ertelenmiş halidir susmak...

konuşamıyorum

Bağlantılar

myspace layout

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Forumum

Tuannaca

Radyom

TuannaFM

Kategoriler

    MySpace Layouts

    Bloglarım

    Konusamiyorum
    incikutusu
    Dokulenyapraklar
    Egeliler
    gizlisirlar
    laramtuana
    tolgapay
    iirem
    ilhannirem
    icimdekimelek

    Arkadaşlarım

    Arkadaşlarım


    arstekin
    fezawww
    fatihkaya33
    babyus
    djonur34
    egeliler
    tolgapay
    laramtuana
    incikutusu
    gizlisirlar
    iirem
    dokulenyapraklar
    genocide
    icimdekimelek
    hayatyarasi
    mirdad10


    Ziyartçi Defteri

    Arkadaşlarım

    Bana Akıl Vermeden Önce Kalanının Sana Yetip Yetmeyeceğini İYİ Düşün!! 5 Para Etmez Birine 10 Paralık Değer Verirsen,Bir Gün Seni 1 Kuruşa Satar!! Yeni Sayfa 1